Türkiye Tütün Üretimi

Tütün, Cumhuriyetimizin ilk yıllarından 2000’li yılların başına kadar ülke tarımsal ekonomisinin lokomotifliğini yapmış, ülke insanına istihdam sağlamış ve ülkemizdeki kırsal alanların çölleşmesini önleyen özellikleri ile Türk Çiftçisine ve ülke ekonomisine hizmet etmiştir.
Çiftçi başına düşen ortalama 4-5 dekarlık alanlarda üretim yapan Türk tütün üreticisi, aile fertleri ile hep beraber çalışmaktadır. Türk tütüncülüğünde yetiştiricilik kıraç ve meyilli arazilerde yapıldığı için verim az olup, tarımsal mekanizasyon oranı düşüktür. Emek yoğun nitelikli olarak üretim yapılmaktadır. Bu bir bakıma istihdam sağlayarak işsizliğe çözüm olmakta, fakat diğer yandan üretim maliyetlerini zorlamaktadır.
1950 ile 2000 yılları arasında, şark tipi tütün üretiminde en parlak dönem yaşanmış ve dünya üretiminde Ülkemiz ilk sıraya yerleşmiştir. Genel olarak Türk tütüncüsünün de bu yıllarda gelir düzeyi artmıştır.
1961 yılında ilk olarak mahsulün maviküf hastalığına yakalanması, üreticilerin bu hastalıkla mücadele yollarını bilmemesi sonucu büyük bir hasar oluşmasına neden olmuştur. Daha önce ara ara destekleme kapsamına alınan tütün, 1960’lı yıllarda sürekli destekleme uygulaması kapsamına alınmış ve bu uygulama 2002 yılına kadar devam etmiştir. Destekleme alımlarının kaldırıldığı yıldan sonra tütün üretimi bariz olarak düşmeye başlamıştır. Destekleme uygulamaları Tekel’in Yaprak Tütün birimi tarafından gerçekleştirilmiştir.
1984 yılında Özal hükümeti tarafından sigara ithalatının serbest bırakılmasıyla, bunun bir sonucu olarak; 1990’lı yılların başlarından itibaren sigara içicilerinde Amerikan Blend sigara tüketiminin yaygılaşmasıyla yerli tütünlerden üretilen sigaraların tüketimin azalması; öte yandan uygulanan fiyat politikalarının  girdi maliyetlerini karşılamakta yetersiz kalması nedenleriyle sonraki yıllarda şark tipi tütün üretimimizde büyük oranda azalmalar olmuştur. Üretimin en yüksek seviyede olduğu yıllarda üretici sayısı beş yüz binlerin üzerine çıkmıştır.
Tütünde destekleme alımlarının kaldırılması, girdi fiyatlarının artması ve tütün fiyatlarının düşük kalması nedenleri ile ya alternatif ürünlere dönülmüş ya da çiftçiler tütün tarımını bırakarak köylerinden göç etmek zorunda kalmışlardır.
Ülkemiz tütün üretiminde son yıllarda meydana gelen azalma temelde, Tekel’in destekleme alımlarına son vermesi ve ağırlıklı olarak alımlardan çekilmesi, özel sektörün ise alıcının istediği miktar kadar üretim sözleşmesi yaparak tütün alması ile bağlantılıdır. Özel sektör, satamayacağı tütünü ürettirmemektedir. Özel sektör açısından bakıldığında bu üretim miktarı yeterli görülebilir veya Tekel’in elindeki eski yıllar ürünü satın alınarak taahhütler yerine getirilebilir. Ancak, burada önemli olan; mevcut üretici potansiyelinin korunması olmalıdır. Çünkü üretici, çoğunlukla ekonomik nedenlerle, toprak yapısı uygunsa, tütüne göre getirisi daha fazla olan diğer ürünlerin ekimine yönelmektedir. Tütün ekiminden dönüş yapan bir üreticinin ise zor ve zahmetli olan tütün tarımına yeniden dönüş yapması ender görünen bir durumdur.
Üretim azalmasında bölgesel farklılıklar da önem arz etmektedir. Örneğin, en fazla üretimin ve ihracatın olduğu bölge Ege Bölgesi olup, alıcının talebi de çoğunlukla bu bölge tütünlerine yöneliktir. Karadeniz Bölgesi’ndeki tütün üretim maliyetinin yüksekliği, Marmara Bölgesi’nde ise tütün tarlalarının ağırlıklı olarak sanayiye açılması sonucu üretimin düşmesi, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi tütünlerinin ise ihracat potansiyelinin azlığı nedeniyle alıcısının pek fazla olmaması, Ege Bölgesi tütünlerine olan yönelişi artırmaktadır, Ancak, Ege Bölgesinin bazı yörelerinde alternatif ürün elde etme olanağının olması ile genel olarak tüm bölgeler için geçerli olan genç neslin tütün üretiminden uzaklaşması, öte yandan 2007 yılında Ege Bölgesinde ağırlıklı olarak hissedilen diğer  birçok tarımsal ürün üretimini önemli ölçüde azaltan kuraklığın sonraki yıllara da yansıyacak muhtemel etkisi, iç tüketim ve ihracatla dengeli bir üretimin sürdürülebilirliği konusunda endişelere neden olmaktadır.

Bölgeler İtibariyle Üretim (Ton)
Ürün YılıEgeMarmaraKaradenizDoğuG.doğuDiğerToplam
192519.02224.70415.064744059.534
193025.5389.09811.6821.016347.337
193515.9778.59710.1882.1422136.925
194036.09114.95216.6663.6064271.357
194530.89415.54120.2712.41447969.599
195055.49214.49418.9623.72065993.327
195570.92218.32027.5212.612769120.144
196085.83322.22327.9312.820369139.176
196585.16514.43024.3287.834618132.375
1970102.06711.90420.74214.346801149.860
1975200.82228.37756.22437.819720323.962
1980132.81210.26640.26643.7431.261228.348
1985112.8394.78724.82315.38111.2631.309170.402
1990165.6907.71447.0969.62163.9051.982296.008
1995111.4913.33326.9507.67949.9815.006204.440
2000114.1714.03132.5236.73042.2048.343208.002
200583.4421.59717.6246.26620.1486.170135.247
200653.81986215.0215.07218.4664.89798.137
200738.55772213.1603.98714.7303.42874.584

Tüm bu çekinceler bazı firmaları, İzmir tütününü Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde üretme çalışmaları yapmaya yöneltmiştir. Ancak, tüm girdileri Türk Lirası ile olan, buna karşılık satışlarını dolar olarak gerçekleştiren ihracatçının, 2002 yılından beri TL’nin aşırı değerlenmesine, doların ise düşüşüne bağlı olarak iç piyasa maliyetleri yükselmekte, bu maliyet ise doğal olarak ihraç fiyatına yansımaktadır. Bu durumda, üretici yüksek maliyetlerle tütün üretiminde zorlanırken, ihracatçı firmalar kendi maliyetleri de bu paralelde yükseldiği için alım fiyatını daha fazla artıramamaktadır. Ancak küresel mali kriz ile birlikte Amerikan dolarına olan taleple beraber 2008 yılı eylül ayından itibaren doların TL karşısında değerinin artması tütün üreticisi ve ihracatçısını rahatlatmıştır.
Bu gelişmeler sonucu ihraç fiyatlarının yükselmesi kısa vadede ihracatımızın lehine gibi görünse de, yüksek fiyatlar nedeniyle yabancı alıcının Türk tütünü yerine, aynı tütünün üreticisi başka ülkelere yönelmesi kaçınılmaz görülmektedir. İlerleyen yıllarda da bu döngünün sürmesi durumunda, ihracatımızda ve sosyal hayatımızda olumsuz gelişmelerin yaşanmasına neden olabilecektir. Çözüm olarak her platformda, üreticinin bir şekilde devlet tarafından desteklenmesini gerekmektedir.
Türkiye’de son yirmi yılda sigara tüketimi %80 oranında artarak nüfusumuzun üçte biri sigara içicisi duruma gelmiştir. Erkeklerin yarısı, kadınların da %20 sinin sigara tiryakisi olduğu ülkemizde 18 yaş üzeri sigara içme oranı ise %33,4’dür. Halkımız her gün ortalama 15 milyon paket sigara tüketmektedir. Yani kişi başına yılda 76,1 paket sigara içilmektedir. Ülkemizde her yıl sigaraya bağlı hastalıklardan 100 bin kişinin öldüğü bilinmektedir. Yine ülkemizde 20 milyar TL’si tütün ürünlerine ödenen bedel olmak üzere, yangınlar ve tütün ürünlerinin sebep olduğu hastalıklar dâhil toplamda yılda 50 milyar TL harcanmaktadır. Sigara için kişi başına ortalama 250 TL harcama yapılmaktadır.
Son yıllarda Türkiye’de yıllık ortalama 115 bin ton sigara tüketilmektedir. Bu tüketim miktarı ile dünya sigara tüketiminde 7. sırada yer bulmaktayız. Tüketilen sigaraların yaklaşık %85’i Amerikan blend harmanlardan oluşan sigaralardır. Türkiye sigara pazarı bugün itibarıyla 11-12 milyar A.B.D. Doları büyüklüğüne ulaşmıştır. 1988’de 3,5 milyon dolar karşılığı toplam 610 ton ile başlayan tütün ithalatı, 2008 yılı sonu itibarıyla 81 bin tonu bulmuş ve karşılığında 350 milyon dolar ödenmiştir. Türkiye tütün ihracatı, genel ihracatımız içinde azalan bir eğilim içinde olup %1, tarımsal ürün ihracatımız içinde ise %3-5 oranında bir paya sahiptir.

YILLAR İTİBARİYLE
TÜRKİYE TÜTÜN ÜRETİMİ(TON)
Ürün YılıEkici SayısıEkilen Alan (Ha)Tütün Üretimi (ton)
1884140.00019.26222.480
1900111.00037.03028.047
1905132.00046.34734.178
1910213.00074.45058.650
191562.00017.75012.963
1920100.00036.17029.143
1925179.00066.28756.294
193099.79365.14547.335
1935101.79953.94836.926
1940135.24178.05571.356
1945182.50198.04969.599
1950230.970128.33993.328
1955259.254172.725120.143
1960298.499187.897139.177
1965379.030222.062132.374
1970342.243328.498149.861
1975536.699315.315323.963
1980455.002222.996228.349
1985374.975176.873170.491
1990521.952320.236296.008
1995550.016209.922204.440
2000578.219234.445208.002
2001520.056206.848160.680
2002405.882191.200159.521
2003318.504183.719112.158
2004282.874192.711133.914
2005252.312185.460135.247
2006215.307146.16698.137
2007179.769144.90474.769
2008194.282146.87293.500

Tütün İhracatı

Ülkemizde bugün her biri ayrı özelliklere haiz çok sayıda tütün tip ve menşeinin tarımı yapılmaktadır. Coğrafik anlamda dört ayrı tütün üretim bölgesinden söz etmek mümkündür. Bunlar Ege, Marmara, Karadeniz, Doğu-Güneydoğu Anadolu Bölgeleridir. Oriental tip tütün menşelerinin kalite değerleri ile üretildikleri bölgelerin ekolojik koşulları arasında sıkı bir ilişki vardır. Bu nedenle, Oriental  (Şark) tipi tütünlerinin tütün piyasalarında menşe terimi, tip terimine göre her zaman daha önemli bir anlam ifade eder. Bu tütünler genellikle üretildikleri yerlerin isimleriyle tanımlanır. Kendi üretim bölgelerinin ekolojik koşulları dışında üretilen menşeiler, bazı genetik ve biyolojik özelliklerini koruyabilirlerse de, piyasada aranmalarının nedeni olan karakteristik ticari niteliklerini gösteremezler.
Türkiye’de Ege Bölgesi tütün üretim alanı, miktarı ve ihracattaki payı ile ilk sırayı almaktadır. Bu bölgede üretilen tütünler uluslararası piyasada İzmir tütünleri olarak tanınırlar. Genellikle küçük yapraklı, sapsız, karınlıca, açık sarı- açık kırmızı renkli, ince damarlı, kıvırcık görünüşlü, kuvvetli bir dokuya sahiptirler.

İHRACATIN BÖLGELERE GÖRE DAĞILIMI
(01.01.2008 – 31.12.2008)
BÖLGEMİKTAR            (Kg)% DEĞER               ($)%
EGE68.558.55445,09315.122.92173,55
KARADENİZ31.696.61720,8584.947.60519,83
MARMARA860.4880,572.550.0640,60
DOĞU / G.DOĞU47.397.25231,1825.010.5265,84
DİĞER3.520.4772,31811.2280,18
GENEL TOPLAM152.033.388100,00428.442.344100,00
Kaynak:TAPDK

Ege Bölgesinde üretilen İzmir menşei tütünlerin çeşitli tipleri % 0,5 – 1 arası alkaloit (nikotin) ve %15 – 21 arası indirgen şeker oranlarına sahiptirler. Nikotini düşük, yanmaları yavaş, tatlı içimli, kokulu tütünler olan Ege bölgesi tütünleri, sert karakterli harmanların sertliğini azaltma, yavan içimli harmanları tatlılaştırma ve nötr harmanlara koku verme özellikleri nedeniyle harmanları ıslah eder, sos (katkı maddeleri) emiciliği iyi, blend sigara harmanlarının vazgeçilmez elemanı olup, sigara imalatçıları tarafından aranmaktadır. Günümüzde harmanlarda kullanma oranı azaltılmışsa da hala aranan bir tiptir. Yıllar itibariyle tütün ihracatımızın 2/3’ünden fazlasını Ege tütünleri teşkil etmektedir.

2009 yılında 2008 yılına göre %35 lik azalışla tütün ihracatımız yaklaşık 99.000 ton’a gerilemiştir. Değer olarak 2008 yılına göre yaklaşık%15’lik artışla 491 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Ülkemizin en önemli tütün alıcısı ABD’ye yapılan ihracatımız, 2008 yılına göre 2009’da %95 artarak yaklaşık 169 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.Bunun yanında AB ülkelerine yönelik olarak 2008 yılında 201 milyon dolarlık ihracata karşılık 2009 yılında 180 milyon dolar gerçekleşmiştir.
Aşağıdaki tabloda ülkeler bazında 2008 yılı içerisinde yapılan tütün ihraç miktarları ile değerleri verilmiştir.

İHRACATIN ÜLKELERE GÖRE DAĞILIMI
(01.01.2008 – 31.12.2008) 
SIRA
NO
ÜLKE ADIMİKTAR                         (Kg)DEĞER                         ($)
1ABD21.286.14385.714.124
2ALMANYA10.824.06630.266.670
3ARJANTİN839.6705.771.486
4AZERBAYCAN292.67798.605
5BİRLEŞİK ARAP EMİ.85.35972.555
6BELÇİKA15.306.20058.048.699
7BOLİVYA8.70534.723
8BREZİLYA2.003.99810.117.906
9BULGARİSTAN1.681.4611.182.658
10ÇEK CUMHURİYETİ2.521.0105.569.235
11DANİMARKA401.8183.597.923
12DOMİNİK CUM.30.135202.306
13EKVATOR20.160142.240
14ENDONEZYA8.360.71727.618.930
15FAS280.832469.538
16FİLİPİNLER4.544.0196.516.418
17FRANSA5.062.86211.920.525
18GÜNEY AFRİKA CUM.342.900990.044
19GÜNEY KORE825.9906.254.627
20GUATEMALA20.055139.784
21GÜRCİSTAN388.595215.516
22HAİTİ38.01023.946
23HIRVATİSTAN311.850558.212
24HİNDİSTAN131.6701.463.824
25HOLLANDA6.231.42042.632.768
26HONG KONG39.6007.920
27İNGİLTERE534.600102.366
28İSPANYA1.592.1683.871.182
29İSVİÇRE1.493.04011.006.020
30İTALYA613.8342.198.945
31JAPONYA7796.248
32KANADA253.069288.844
33KAZAKİSTAN538.4401.796.973
34KIRGIZİSTAN101.10035.647
35KORE230.4001.864.841
36KOSTA RİKA30.240208.280
37LİTVANYA810.3304.862.437
38LÜKSEMBURG30.240263.138
39MACARİSTAN165.419579.660
40MALEZYA1.932.3735.690.714
41MEKSİKA1.254.9606.636.278
42MERSİN SER. BÖL.177.360445.625
43MISIR4.224.9602.864.059
44MOLDOVA115.83035.486
45ÖZBEKİSTAN38.220295.558
46PARAGUAY192.297159.607
47POLONYA6.698.64013.045.605
48PORTEKİZ1.349.8509.445.159
49ROMANYA1.838.8906.974.513
50RUSYA16.432.74619.880.338
51SENEGAL10.08025.502
52SIRBİSTAN298.6701.288.851
53SİNGAPUR131.040794.506
54ŞİLİ84.000608.160
55UKRAYNA4.983.2168.387.824
56URUGUAY142.412309.034
57ÜRDÜN100274
58VİETNAM28.84361.741
59YUNANİSTAN23.825.32024.777.747
GENEL TOPLAM152.033.388428.442.344
Kaynak:TAPDK  

Tütün Üretiminde Etkin Olan Faktörler

Tarım veya endüstri ürünü olsun, bir malın elde edilmesinde uygulanan işlemler ve bu işlemlerin şartları başlıca iki hedefin den­gesine yöneltilir: Ekonomi ve Kalite. Bir üründe aranan, istenen nitelikler ile maliyeti arasında göz önünde tutulması gereken denge, o ürünün elde edilmesinde takip edilen yolun ana faktörünü teşkil eder. Bu genel prensip doğal olarak tütün üretiminde de geçerlidir.

Belli bir tütün tipinde aranan, istenen niteliklerin topluluğunu “K a l i t e” terimi ile ifade ediyoruz. Öteden beri ve bu gün, tütün çeşitli biçimlerde kullanılmak üzere çeşitli tipler halinde üretilen bir maldır.

Teknolojik bir terim olarak tütün, sigara, puro, v. b. çeşitli “Yapıtların” ilk maddesini teşkil edecek nitelikleri kazanmış bir me­tadır. Başka bir deyimle, bir endüstri ilk maddesi haline gelmiş yap­raklara teknolojik bir terim olarak “ilk madde tütün” diyoruz. “Tütün” terimi ile bu ilk madde tütün anlaşılmalıdır (1).

Tütün kullanma biçimlerini iki ayrı grupta toplamak mümkün­dür.

1 — Tüketici, tütün mamulünün “içilmesi”dediğimiz süreçle yanmasından hâsıl olan dumandan faydalanır. Bu tarzda kulla­nılan başlıca yapıtlar, sigara, puro, pipo ve nargiledir.

2 — Tüketici, doğrudan doğruya yapıtın kendisinden faydalanır. Enfiye ve çiğneme tütününde olduğu gibi.

Bu gün dünyada en yaygın tütün kullanma biçimleri birinci grupta toplanmış olanlardır.

Enfiye ve çiğneme tütünlerinin tüketimi, birincilerin yanında çok önemsiz bir seviyededir. Özellikle”içilme” tarzında çok yaygın kullanılan tiplerin kimyasal olarak incelenmesi gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır.

“İ ç m e” tarzında kullanılan tütünler, yapıtların şekline göre ve her bir tip yapıtın çeşitli zevklere hitap eden çeşnilerine göre başka başka mahiyette tiplere ayrılırlar. Örneğin, sigaralık, puroluk, pipoluk tütünler farklı tiplere ve farklı çeşnilere göre birçok çeşitleri ihtiva ederler. Bu bakımdan, belli bir maksat için ilk madde teşkil edecek ayrı ayrı tiplerde, aranan ve istenen nitelikleri az çok farklılıklar göstermektedir.

Bu farklar, bir taraftan ürünün başlangıç noktasını teşkil eden tohumun kendi genetik nitelikleri, diğer taraftan üretim metotlarının şartları sayesinde sağlanır. Gerçekten ilk madde tütün tipleri, kısmen genetik faktörlerin kısmen de yetiştirme ve işlemlerin (kurutma, fermantasyon vb.) etkileri altında teşekkül eder.

Tütün tiplerinin üretilmesinde takip edilen uygulamalar, her bir tipin kendisinde aranan niteliklere ulaşmak yolunda tohumun seçilmesi ve üretim şartlarının ayarlanmasından ibarettir. Üretim şartlarının, ilk madde tütünün kendine özgü nite­likleri kazanma yolunda ortaya çıkan kimyasal gelişmeler üzerindeki etkilerini ortaya koymak ve bu etkilere göre üretimi yönlendirmek insan ve çevre sağlığı için önemli bir duruma gelmiştir.

Tütünün ilk madde haline geldiği zaman haiz olduğu nitelikler ile kimyasal bileşimi ve fiziksel yapısı arasında sıkı bir ilişki vardır. Me­selâ, belli bir tip için nikotin, şekerler, proteinler, v. b. karakteristik yaprak içerikleri bilançosu, belli sınırlar içinde bulunmalıdır. Keza yine belli bir tip için renk nüansları, yanma, rutubet tutma, doldurma kabiliyetleri de belli sınırlar içinde olmalıdır. Bütün bu nitelikler ise, biraz genetik faktörlere bağlı olmakla beraber, daha ziyade dış fak­törlerin, yani üretim şartlarının etkisi altında teşekkül eder.

Bu dış faktörleri aşağıdaki gibi derleyebiliriz:

 a)   Ekolojik şartlar:

Bitkinin yetiştiği iklim şartları, (ısı derecesi, yağışlar, toprak, güneşlenme v. b. başlıca ekolojik faktörleri teşkil eder.

Genel olarak tütün ilk ve sonbahar donları hariç tarlaya dikilmesinden hasadına kadar soğuk iklimlerde 100–120 günde; vejetasyon süresince 26 C ye sahip olan yerlerde ise 80 – 90 günde gelişir. Isı toplamı 3100–3500 C; Minimum ısı 13–15 C; Maksimum ısı ise 35–38 C dir. Sonbahar yağmurlarının ve serinliğinin erken olduğu yıllarda tütünün üst yaprakları iyi gelişemez ve güzleme diye nitelendirilir. Tütün bitkisi donlardan zarar görür; fazla rüzgâr ise hem tarlada hem de kurutma sırasında yaprakların parçalanmasına neden olur. Gelişme aşamasında, aylara düzenli dağılmış orta derecede yağış; tütünlerin hızlı büyümesine sebep olur, fazla yağış tütünlerin harlak (çabuk) büyümesine, mantar, bakteri, virüs hastalıklarının çıkmasına; hasat devresinde ise olgunlaştırmayı geciktirme, reçine ve nikotin maddelerini yıkama gibi kalitenin düşmesine sebep olur. Tütünün vejetasyon döneminde nispi nemin %55-60 dan aşağı olmaması gerekir. Güneşlenme süresinin uzun olduğu bölgelerde vejetatif gelişmelerine devam eden tütünler çiçek açmazlar. Bu gibi bitkilere kısa gün bitkisi denir.

Kalite tütünlerimiz; Don olmayan, gelişme süresince fazla sıcak, yağışlı bir ilkbahar, güneşte kurutulan yaprakların iyi kurumaları ve makbul bir renk alabilmeleri için kurak ve bol güneşli bir sonbahar ister. Gelişme süresince devam eden hâkim kuraklık bu tütünlerde koku ve aromanın artmasına, yaprak boyutunun küçülüp kalitenin artmasına fakat verimin düşmesine neden olur.

b)   Tarım metodunun şartlan:

Fidelerin dikim zamanı, aralarındaki mesafeler, sulama ve güb­releme, tepe kırma, kırım şekil ve şartları v. b, bitkinin içinde yetiş­tiği dış faktörlerin bir kısmını teşkil eder.

c)   Kurutma metodunun şartları:

Tütün üretiminde, yaprakların kırımından sonra uygulanan ku­rutma işleminin şartları, endüstri ilk maddesi haline ulaşma yolunda derin kimyasal değişmelere meydan veren önemli faktörlerdendir. Bu şartlar, renk, kimyasal bileşim, fiziksel yapının son sınırlara yaklaş­masında çok etkindirler.

d)   Fermantasyon metodunun şartları:

İlk madde tütünün elde edilmesinde son üretim işlemi olan ve genel bir terim olarak fermantasyon dediğimiz safhada, nitelikler artık son durumlarına ulaşırlar.

Tütünün nitelikleri bakımından, yaprakların bitki üzerindeki yer­lerinin de önemli bir rolü bulunmaktadır.

Her biri belli bir tipe uygulanan üretim metotları, yukarıda değinilen faktörlerin, o tipin istenen niteliklere ulaşması yönünde etkin olacakları şekilde düzenlenmiştir. Yüz yıllar boyunca sırf geleneksel ola­rak gelişmiş bulunan üretim metotları, bu gün bilimsel verilere göre teknik bir bilinçle düzenlenme yoluna girmiştir.

Bu gün hangi faktörlerin nikotini arttırıp veya azalttığını, han­gilerinin şekerler bilançosuna etki gösterdiğini, hangilerinin protein­lerin hidrolizini sağladığını, aynı şekilde ne gibi kimyasal reaksiyonların, üretimin hangi safhasında, ne ölçüde ve ne yönde ortaya çıktığı bilinmektedir. Bitki metabolizmasının çok karmaşık olaylarından ve çok sayıda bileşiklerin, çeşitli faktörlerin bir arada etkin olmalarından ötürü sahip oldukları değişiklikler akademik boyutta yapılan çalışmalarla ortaya konulmuştur. Daha çok tarım, kurutma ve fermantasyon metotları ile artık istenilen özelliklerde tütün üretmek günümüz şartlarında çok daha kolaydır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir